ana sayfa / Son Dakika / Bir adım sonrası Komünizm

Bir adım sonrası Komünizm

Vefa Meriç

Adalet ve Kalkınma Partisi’nde (AKP) iktidarda kalınan süre uzadıkça metal yorgunluğu emaraleri de artıyor. Sıhhatil değerlendirme yapma veya muhakeme kabiliyetinde zaafiyet baş gösteriyor.

Bırakın 2002’de iktidara gelirken savundukları değerleri Türkiye’yi ntek parti rejiminin hüküm sürdüğü 1930’ların 1940’ların şartlarına taşıyorlar. Yakında 2’nci Cihan Harbi’nde kıtlık sebebiyle devletin ekmeği karne ile vermesi misali ekmek karnesi dağıtırlarsa kimse şaşırmayacak.

ZAMLARIN SEBEBİ MALUM: ÇİFTÇİLİK BİTTİ

Sebze-meyve fiyatları arttı. Hem de mevsim normallerinin çok üzerinde zamlar geldi.  Sadece yağmur, fırtına veya Antalya civarında artık daha sık görülen kasırga vakaları ile izah edilemeyecek kadar ağır bir üretim krizi yaşanırken devleti idare eden zevatın kullandığı cümleler hakikaten traji-komik.

Bir malı yeteri kadar üretmiyorsanız o malın talebi aynı kalsa bile fiyatı artar. Çiftçi geçinemediği için tarlayı ekmiyor.  Kış aylarında sebze-meyve tarladan hasatın yapıldığı yaz aylarına göre pahalı olur. Buna kimsenin itirazı yok.

Fakat 2018 yılı ocak ayı, 2017, 2016… Geriye dönük istatistiklere bakıldığında fiyatların bu ocak ayında önceki dönemlere göre en yüksek seviyeye çıktığı görülecektir.

TÜRKİYE’DE GIDA DÜNYANIN 3 KATI PAHALI

Türkiye’de gıda enflasyonu Dünya Tarım Teşkilatı (FAO) tarafından açıklanan dünya gıda fiyatları ile mukayese edildiğinde 3 kat yüksek çıkıyor. Üstelik dünyada fiyatların düştüğü dönemde Türkiye’de fakirin sofrasının maliyeti katlanıyor.  Bunlar tarımın, hayvancılığın ihmal edildiğinin acı neticeleridir. Et ithal, saman ithal, mercimek ithal. En son salçalık domates, patates ve kuru soğan bile ithal ettik. Çin’den ithal ettik.

Mazot ve gübre parasına yetişemeyen çiftçi kredi için Ziraat Bankası’na gittiğinde “Teminat mektubu ya da ipotek edilecek gayrimenkul getir.” denilerek geri çevriliyor.  Kredi maliyetleri yüzde 30’u aşmış. 

O maliyete rağmen birkaç yıl sonrasına bir ümit erişeceği ümidi ile krediyi almayı gözüne kestiren çiftçi de bu şekilde Ziraat’ten eli boş dönüyor. Aynı Ziraat batık müteahhitleri, futbol kulüplerini ve kredi kartı borçlularını kurtarıyor.

Çiftçi ekmeyince şehirde beton mu yiyecek insanlar? Döviz fırladıkça ithalatın maliyeti artıyor. İthalata dönük vergi teşviklerine rağmen gıda enflasyonu düşmüyor. Düşmez. Mevcut tutarsız politikalarla daha da artar.  

TANZİM SATIŞ DERKEN…

Meraları, ovaları imara açarken “rant iyidir” diyen AKP, patlıcan-biber fiyatını belediyelerin tanzim satış mağazaları ile düşüreceğini zannediyor. Kulağa hoş gelse de piyasanın dinamikleri ile oynamanın maliyeti hiç hesaba katılmıyor.

Belediye daha ucuza sebze meyveyi nasıl satacak? Vergiden muaf tutulacak. Belediye kendisine diğer esnafın ödediği harç ve ücretleri ödemeyecek. Bunun adı da rekabet olacak, öyle mi? Devlet eliyle haksız rekabetin ta kendisidir bu. Vergisini ödeyen esnafın mağduriyeti ne olacak?

Manav, pazarcı devletle yan yana rekabet edecek ve bunun adına serbest piyasa denilecek… Enflasyonun kısa vadede düşürüyor gibi olsa da kamunun hantallığı ve dağıtım kanallarının yetersizliği sebebiyle o sistem uzun ömürlü olamaz.

HÜR TEŞEBBÜS YASAKLANSIN!

Oldu olacak anayasanın teminat altına aldığı hür teşebbüs yasaklansın, fiyatları devlet belirlesin, üretimden tevziine kadar her safhada devlet olsun. Millet de vergi, su, elektrik ve doğalgaz parası ödemesin.

Nasıl? Serbest piyasacı olduğunu iddia eden AKP’nin ekonomiyi nereye sürüklediğini artık görelim. İşler tersine dönünce bütün müktesebatı elinin tersi ile itiveriyor.

Manzara ortada. Bir adım sonrası Komünizm’e çıkmıyor mu?                  

Bunu da takip et

CHP’li Bekaroğlu hakkında Soylu’ya hakaret gerekçesiyle fezleke

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu hakkında, Süleyman Soylu’ya hakaret ettiği gerekçesiyle fezleke hazırlandı. Ankara Cumhuriyet …