ana sayfa / Son Dakika / Bir milyon Uygur Türkü’nün namusu ayaklar altında, Erdoğan ve Bahçeli nerede?

Bir milyon Uygur Türkü’nün namusu ayaklar altında, Erdoğan ve Bahçeli nerede?

Üst Akıl

Sinan Mert

ABD Uluslararası Dini Özgürlük Komisyonu’nun Ağustos ayındaki raporuna göre Çin’de ezici çoğunluğunu Uygur Türklerinin oluşturduğu yaklaşık 2 milyon insan ‘yeniden eğitim kampları’na alınarak asimilasyon ve soykırıma maruz bırakılıyor.

AKP yanlısı medyatik din adamlarından İhsan Şenocak ise Nisan ayındaki sosyal medya paylaşımında konuyla ilgili olarak şu bilgileri paylaşıyor: ‘Çin eşini hapse attırdığı Müslüman kadınların evlerine zorla Çinli erkekler koyuyor. Ailesi ve kızları tecavüze uğrayan aile reisi bir alime başvurarak, ‘namusu kirletilen bir aile olarak topluca intihar etmemiz caiz mi?’ diye soruyor. Bu ümmet için bundan daha büyük bir zillet yoktur.

Yine AKP yanlısı radikal din adamlarından Ebubekir Sifil ise 10 Şubat tarihli, ‘Komünist Çin, kardeş aile projesi kapsamında her Doğu Türkistanlı Uygur Türkü’nün evine bir Çinli erkek yerleştirerek namus ve iffetimizi tarumar ediyor,’ paylaşımını retwit ediyor.

BBC’nin 5 Eylül tarihindeki paylaşımı ise şu şekilde: Robot gibiydiler, sanki tüm hislerini kaybetmişlerdi. Çin’in bir milyon Uygur Türkü’nü toplama kamplarına kapattığı belirtiliyor.

Uluslararası İnsan Hakları İzleme Komitesi Direktörü Kenneth Roth’un dünkü paylaşımı tüm gelişmeleri adeta özetliyor: Bir milyon Uygur Türkü yeniden eğitim kamplarına konmak için tutuklanırken, onların evlerine ise bir milyon Han Çinlisi casus, geride kalanların dini, etnik veya hoşnutsuzluk durumlarını gözetlemek için yerleştirilyor.

Roth dünkü başka bir paylaşımında ise ‘Baskı yapan Çin olunca Müslümanlar Müslüman olmaktan vaz mı geçiyor? Nerede gösteri yapan Müslümanlar?’ diye haykırıyor.

Peki ya Uygurlarla ilgili yapılan katliamları gözyaşları içinde anlatan Foreign Policy’nin Asya masası şefi James Palmer ne diyor? ‘Görüştüğüm tüm Uygurlar öldürüldü.’

Sosyal medyada Uygurların maruz kaldığı soykırım ve katliamlarla ilgili o kadar çok bilgi var ki; maalesef çoğunluğu da Batılı insan hakları örgütleri tarafından dillendiriliyor.

Peki toplumun nabzını tutmak için Filistinlilere yönelik saldırı ve katliamları gerektiği zaman diline dolayan ve Netanyahu ile dalaşan, hatta yüzbinlerce kişi ile Yenikapı’da seçim öncesi Filistin ile dayanışma mitingleri yapan Erdoğan, Çin’in bu zulmü için neden tek bir kelime edemiyor?

‘Bizler Suriyeli mazlumların, açlıktan ölen Yemenli ve Filistinli yetimlerin de hukukunu korumakla mükellefiz.’ diyen Erdoğan, neden ırkdaş ve dindaşlarımızın namusları kirletilirken atarlanmıyor?

Erdoğan Doğu Türkistan’da olup bitenlere sessiz kaldığı gibi geçtiğimiz yıl, bölgede faaliyet gösterdiği öne sürülen Doğu Türkistan İslami Hareketi’ni de terör örgütleri listesine almıştı.

Hatta Erdoğan, Çin’e söz vererek Türk medyasında Çin aleyhine herhangi bir haber çıkmasına izin verilmeyeceğini de ilan etmişti. Bu yüzden dünya Uygurlar için ayağa kalkarken ve hatta konu Birleşmiş Milletler gündemine gelirken, Erdoğan rejiminin kontrolündeki medyada herhangi bir haber görebiliyor musunuz?

Ayrı durum Erdoğan’ın müttefikleri Bahçeli ve Perinçek için de geçerli. Gerçi Perinçek grubu, safını belli ederek konuyu gündeme getiren HDP ve İyi Parti’yi, ‘Çin düşmanlığında birleştiler’ sözüyle adeta topa tuttu. Perinçekçiler, Uygur Türkleri’ne yapılanların Batı medyasının yalanı olduğunu dahi söyleyebiliyorlar.

Ergenekon davalarının devasa isme eski Genelkurmay başkanlarından İlker Başbuğ da duruşuyla Perinçek’in yanında saf tutuyor. Başbuğ’a göre Çin’e muhalefet ederek Türkiye’ye sığınan Uygur Türklerinin derhal Çin’e teslim edilmeli.

Hükümet de Ergenekon-Perinçek grubunun önerisini göz önünde bulundurmuş olmalı ki Çin zulmünden kaçarak Türkiye’ye sığınan 11 Uygur’u Atatürk Havaalanı’nda Çin’e iade etmek için bekletiyor.

Peki ya Erdoğan’ın müttefiki Bahçeli neden 25 bin Bozkurt’u çağırıp Çin’in üzerine yürümüyor? Neden Musul, Kerkük, Erbil’i sayarak 82,83,84 diyen Bahçeli, esaret altındaki Urumçi, Kaşgar, Gülce, Hotan, Aksu, Kızılsu için avazı çıktığı kadar bağırmıyor?

Aynı durum, çıkışlarıyla sadece Erdoğan’ın ekmeğine yağ süren ve toplumun Erdoğan’ın tüm zulümlerini alkışlamasına önayak olan CHP için de geçerli. Atatürk için sarfettikleri enerjinin binde birini Uygurlar için harcıyorlar mı, ya da en azından TBMM gündemine getirebiliyorlar mı?

Erdoğan için tabi ki koltuğunu sağlama alacak çıkışlar önemli. Yoksa Yemen’de, Keşmir’de, Myanmar’da, Doğu Türkistan’da, Karabağ’da, Darfur’da zulüm gören, açlıktan ölen, soykırıma uğrayan Müslümanlar onu hiç mi hiç ilgilendirmez.

Ayrıca Erdoğan’ın gücü ancak kadınlara, bebeklere, öğretmenlere, doktorlara, gazetecilere, işçilere, masum-mazlum Anadolu insanına yeter. Savunmasız insanlar kolay hedef oldukları için, ancak onları açlığa mahkum ederek, MİT tarafından kaçırtarak, hapishanelere atarak güçlü olduğunu gösterebiliyor.

60-70 yaşındaki Ergenekoncuları serbest bırak, 85 yaşındaki Kürt anneyi hapiste tut!

Türkiye, aylardır rahim, böbrek, akciğer vs gibi sağlık sorunları bulunan 78 yaşındaki Sise Bingöl’ün hapishanede nasıl ölüme terkedildiğini izliyor.

Geçtiğimiz günlerde hastaneye kaldırılan Bingöl, sağlık durumunda bir risk bulunmadığı gerekçesiyle tekrar kaldığı Tarsus Hapishanesi’ne gönderildi.

2016 yılındaki bir baskın sırasında 3 kişi ile birlikte tutuklanan Bingöl, terör örgütü PKK’ya yardım ve yataklık etmekle suçlanıyor.

Halbuki, Ergenekon terör örgütüne üye olmakla suçlanan ve çoğunun suçları belgelenen, bazıları birkaç yıl hapiste kalan Veli Küçük, Levent Ersöz, Tuncer Kılınç, Kemal Alemdaroğlu, Ergun Popraz, Hurşit Tolon gibi isimler geçtiğimiz Mayıs ayında, ya yaşları ya da sağlık sorunları gerekçe gösterilerek, ceza almalarına rağmen tahliye edilmişti.

Çoğu aktif olarak siyaset yapan ve Erdoğan’a destek sağlayan bu isimler, 17-25 yolsuzluk operasyonlarından sonra yapılan zulümlerin de mimarları arasında yer alıyor.

 

 

Bunu da takip et

Bektaş gitti Özdeş geliyor

Spor Toto Süper Lig’de üst üste 4’üncü yenilgisini Demir Grup Sivasspor’a deplasmanda 2-0 yenilerek alan …