ana sayfa / İnsan Hakları / Birçok Hıristiyan aile ülkeyi terk etmek zorunda kaldı

Birçok Hıristiyan aile ülkeyi terk etmek zorunda kaldı

Protestan Kiliseler Derneği’nin 2018 Hak İhlalleri İzleme Raporu’na göre, Rahip Andrew Brunson davası, medyada Hıristiyanlara yönelik nefret söylemini ‘Zirve Yayınevi Katliamı’ öncesi döneme benzer şekilde artırdı.

Bu durumun, Hıristiyan topluluklarda ciddi endişeye neden olduğu belirtilen raporda, medya ve sosyal medyada Hıristiyanları terör örgütleriyle yan yana gösteren yayınlar ve nefret söylemi nedeniyle birçok Hıristiyan ailenin ülkeyi terk etmek zorunda kaldığından bahsediliyor.

Brunson’un ‘müjdeleme’ (tebliğ), mültecilere yardım, farklı dillerde ibadet, inancı konusunda öğretilerde bulunma gibi her kilisenin yaptığı alanlardaki çalışmalardan dolayı terör örgütlerine yardım ve casusluk suçlamalarına maruz kaldığı savunuluyor.

Bu süreçte kiliseler ve birçok Hıristiyanın hedef gösterildiğine dikkat çekilen raporda, Protestan toplumunda güvensizlik ikliminin oluştuğu kaydediliyor.

Raporda, medyada birçok kilise veya kişilerin fotoğrafları yayımlanarak hedef gösterildiği ve yayınlandığı ve yalancı gizli tanık iddialarının gerçekmiş gibi kamuoyuna sunulduğu belirtiliyor ve ekleniyor:

“Van, Diyarbakır, Mardin, İzmir, Manisa’da birçok kilise önderi gazetelerce hedef gösterilmiş, onlara yönelik kara propaganda yapılmıştır. Tüm bu yayınlara karşı hukuki yollar denenmiş ancak soruşturmaya gerek duyulmamış veya basın ve ifade özgürlüğü gerekçe gösterilerek cezasız bırakılmışlardır. Yargının bu tarafsızlıktan uzak ve ayrımcılık endişesi yaratan tavrı, Protestan toplumunun adalete olan güvenini zedelemektedir.”

Öte yandan raporda öne çıkan bir diğer konu da nefret söyleminin ilkokula kadar indiği yolundaki tespitler:

“İlköğretim 8’inci Sınıf ‘İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük’ kitabının, Ulusal Tehditler kısmında yer alan ‘Misyonerlik Faaliyetleri’ başlığı, başta Anayasal bir hak olmak üzere, ceza kanununda herhangi bir suç olarak nitelendirilmemesine ve inanç yayma hakkının ulusal ve uluslararası yasalar ile koruma altında olmasına rağmen, inanç yayma hakkı ulusal tehdit olarak yer almaya devam etmektedir. Bu ders ile bağlantılı yardımcı kitaplarda ve kazanım testlerinde de açıkça konu işlenmeye devam etmektedir.”

Diyarbakır Protestan Kilisesi Pastörü Ahmet Güvener’in de defalarca telefon yolu ile tehdit edildiğine vurgu yapılan raporda, savcılığın, şüphelinin telefonunu başkalarının da kullanması ve yaşının küçük olması gerekçesi ile soruşturma açmaya gerek görmediğinden bahsediliyor.

 

Bunu da takip et

Güney Kore Guaido’yu eçici Devlet Başkanı Olarak Tanıdığını İlan Etti

Güney Kore Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Seul hükümetinin, Venezuela’da kendini “geçici devlet başkanı” ilan eden Juan Guaido’yu tanıdığı …