ana sayfa / Son Dakika / Fişleme Devri!..

Fişleme Devri!..

Bizden Söylemesi

 Ertekin EKİN

Önceleri sümen altından gerçekleştirilir bir efsane gibi anlatılır ve dilden dile dolaşırdı. Bu nedenle esrarını ve gizemini her zaman korurdu!.. Şimdi hükümet açıktan yapmakta bir beis görmüyor. Nasıl olsa ülke babalarının çiftliği!.. Rahatça karar alınıyor, istedikleri gibi yönetmelik çıkarılıyor ve hukuka aykırı olarak İçişleri Bakanlığı’na 11 milyon kişiyi fişleme yetkisi veriliyor!..

Ülkede -kim ne derse desin- rahat bir şekilde nefes almak, kolay değil. Açıktan düşüncelerinizi ifade etmeniz her zaman büyük risk taşıyor. Ağzınızdan çıkanı kulağınızın duyması gerekiyor. İki düşünüp bir söyleyebilme devri çok eskilerde kaldı. Sevdiğiniz yasal bir derneğe mi üye oldunuz! Derneğiniz, kimlik bilgilerinizi, mesleğinizi ve öğrenim durumunuzu, ne zaman üye olduğunuzu, ne zaman ayrıldığınızı İçişleri Bakanlığı’na bildirmek zorunda. Böyle bir bildirim neticesinde İçişleri Bakanlığı’nın dernek üyelerine ait bilgilere en ince ayrıntılarına kadar ulaşmasının önü de açılmış oldu.

Resmi verilere göre Türkiye’deki aktif dernek sayısı 114 bin 218. Ülke nüfusun yüzde 13.74’ü her hangi bir derneğe kayıtlı üye. Yani toplam 11 milyon 107 bin 101 dernek üyesi var. Yabancıların da fişleneceği İçişleri Bakanlığının yeni uygulaması ile ocak ayından itibaren her değişikliğin Dernekler Dairesi Başkanlığı’nın bilişim sistemi DERBİS’e kaydedilmesi zorunlu. DERBİS sistemine üye olmayan derneklerin de değişen bilgileri anında iletmesi gerekiyor. Oysa İçişleri Bakanlığının bu yeni uygulaması ‘‘Kişisel Verilerin Korunması Yasası’’ ile ters düşüyor. Aynı yasa“ Kişisel verilerin, ilgili kişinin açık rızası alınmaksızın işlenemeyeceği..’’ düşüncesini savunuyor. Yönetmelikteki yeni düzenleme kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesine sebebiyet verecektir. Bu yönüyle yasaya tamamen aykırıdır.

Yeni yönetmelikten niçin söz ettiğimi tahmin etmişsinizdir. Bildiğiniz gibi iktidar, 15 Temmuz Darbe Tiyatrosu’nu bahane ederek bugüne kadar zaten büyük bir kıyım gerçekleştirmişti. Devlette çalışan akademisyen, doktor, mühendis, hâkim, savcı, öğretmen yüz binden fazla insanı Kanun Hükmünde Kararnamelerle -en ufak bir acıma hissi duymadan- işten atmıştı. Zira iktidara göre her muhalif için vakti geldiğinde gereği düşünülmeliydi!..

15 Temmuz Darbe Tiyatrosu bahane muhaliflerin ortadan kaldırılması şahaneydi!.. Elde -en küçük ya da ciddi- herhangi bir delil bulunmadan ve mahkeme kararı olmadan insanlar ekmeğinden edildi ve de işsiz bırakıldı. Başka işlere girebilmeleri de engellendi. Yurt dışına çıkılamasın diye pasaportlarına da el konuldu. Haklarında elle tutulur somut bir delil olmadan suçlanan; işinden olan insanlar, açlığın, yokluğun ve sefaletin pençesine bırakılmış durumda.

Türkiye bir hukuk devletidir ifadesinin içi çoktan boşaltıldı. İnsanlar, mahkeme kararı olmaksızın ‘‘Kurum kararı’’ ile işten çıkarılıyor ve yakınlarının da artık bir işe girebilmesi imkânsız hale getiriliyor. KHK ile işten çıkarılanların özel sektörde çalışmaları bile yasak. İşsiz kalan akademisyenler özel üniversitelerde iş bulamıyor, hukukçular avukatlık ve öğretmenler de öğretmenlik görevlerini yapamıyorlar. Çarşı ve pazarlar biraz girişken ruha sahip olan ve evine helal bir lokma götürebilmek için pazarcılık yapan KHK mağdurları ile dolup taşıyor. Lakin en ufak bir vicdan kırıntısı kalmamış yandaşlar anladıkları zaman buraları da mağdur KHK’lılara çalışılamaz hale getiriyor!..

Demem o ki iktidar, -Türk ve dünya kamuoyu önünde- milletin gözünün içine baka baka, hukuksuzluğuna, vicdan tanımazlığına devam ederken içindeki gayzı, öfkeyi, kini kusmayı da eksik etmiyor. Niçin bu kadar öfke ve kin anlamak mümkün değil. Üstelik ellerindeki tekelleşmiş medya gücü ile -her gün her dakika- zulümlerini bir başarı olarak halka anlatmaktan da geri kalmıyorlar!.  Bütün projeler rafa kaldırılırken, 270 kadar yeni hapishane yapacaklarını iftiharla anlatıyor; yine yurtdışında okul kapattıkları ülke sayısının 21’e yükseldiğini büyük bir gururla paylaşıyorlar!

Mevzuyu biraz dağıttığımı düşünebilirsiniz. Lakin hiç de öyle değil. Dikkatinizi çok önemli gördüğüm bir hususa çekmek istedim. Zira İçişleri bakanlığının çıkardığı yeni yönetmelikle herhangi bir derneğe üye 11 milyon kişinin tamamı şimdiki KHK’lıların yaşadığı gibi aynı muameleye maruz kalabilir. Ocak 2019’dan itibaren -her dernek mensubu- işinden kovulmuş olarak kendisini bir anda kapının önünde bulabilir ya da bir numaralı devlet düşmanı ilan edilmiş olabilir. Eee ne de olsa devir kanaat ve kanaatlere göre de fişleme devri!.. Keşke  size özgürlüklerin yaşandığı taş devrini anlatabilseydim!.. O zaman hayat belki de daha yaşanılır olurdu!..

Bunu da takip et

Bektaş gitti Özdeş geliyor

Spor Toto Süper Lig’de üst üste 4’üncü yenilgisini Demir Grup Sivasspor’a deplasmanda 2-0 yenilerek alan …