ana sayfa / Son Dakika / FUTBOLDA DA KRİZ VAR

FUTBOLDA DA KRİZ VAR

OBJEKTİF 

MERT ÖKTEM

Başta üç büyükler olarak adlandırılan takımlar olmak üzere Avrupa arenasında arzı endam eden tüm Türk takımları sahadan boynu bükük ve hüsranla ayrıldı ayrılmaya da devam ediyorlar.

Zaman zaman saman alevi gibi parlayan ve bir anda külleri havaya savrulan başarılar bile aranır oldu.

İnsanlar başarılarını ve sevinçleri yenileyip çoğaltamadıkça geçmişe özlem duymaya geçmişte yaşamaya başlarlar. Bu Türk takımları ise bu nostalji sendromundan bir türlü çıkamıyor ve global alandaki başarılarını istikrara dönüştürüp yenileyemiyor.

Türk futbol piyasası ekonomik büyüklük olarak Avrupa’nın ilk beşinde yer almasına ve bu kadar büyük paraların sistem içerisinde dönmesine rağmen, finansal büyüklükle eşdeğer bir başarı bir türlü yaratılamıyor.

TAKIMLARIN BORCU 5-6 MİLYAR DOLAR

Türk takımlarının toplam borcu yaklaşık olarak 5 ,6 milyar dolar civarına ulaştı. Bu borçlar içerisinde kamuya ait yükümlülükler belli aralıklarla sıfırlanırken, özellikle transfer dönemlerinde yerli yabancı futbolcu alımlarında yapılan çılgınlıklar bugünkü kara tablonun oluşmasında başrolü oynuyor.

UEFA futbolda finansal fair play uygulamasını başlattığından bugüne kadar bu kuralı en çok delmeye çalışan İtalyan ve Türk kulüpleri oldu. Diğer Avrupa ülkelerinde futbol kulüpleri de şirket mantığı ile profesyonel ve kurumsal bir anlayışla yönetildiği için çoğunun finansal ve başarı bilançoları pozitif.

İTALYA’DA MALİ KURALI DELEN TAKIMLARIN HALİ ORTADA

İtalya’da mali kuralı delerek iş yapmaya çalışan Milan, Inter, Parma, Lazio gibi takımlar hem eski günlerini mumla arıyor hem de borç sarmalından çıkamadıkları için para harcamaya meraklı yeni zenginlerin büyük hissedar haline geldiği takımlar olmaya başladı.

Şike skandalı sonrası bir alt lige gönderilen ve bu esnada yeniden yapılanan Juventus, doğru adımlar atmanın meyvelerini de almaya devam ediyor.

İtalya ligine adeta ambargo koyduktan sonra şimdi de Avrupa da yeniden eski günlerine dönmek için kadrosunu Ronaldo gibi bir dünya yıldızı ile süsledi ve sonuç da almaya başladı.

Türk takımları UEFA’nın finansal fair play kararını bir öneri gibi görüp oralı olmayınca UEFA bu kez sopa ile takımları yola getirme yoluna gitti ve birçok takıma transfer yasağı koymakla kalmadı bilançolarını kurallara uygun hale getirmezlerse Avrupa kapılarının da kendilerine kapanacağını tebliğ etti.

Bilanço istenilen şekilde olmayınca muhasebe ve finansal makyaj ustaları devreye girdi, lakin şimdi o makyaj da işe yaramadı ve her tarafından akmaya dökülmeye başladı.

Türk takımlarının hezimeti saha sonuçları ile sınırlı değil, saha sonuçlarının da müsebbibi olan kötü yönetim ve bunun neticesi finansal sonuçlarda da bozguna uğradı.

BAŞARISIZLIK KALICI HALE GELEBİLİR

Galatasaray, Alman Ligi’nin (Bundesliga) son sıralarında yer alan Schalke 04 ile oynadığı her iki maçta Türkiye liginin tepesi ile Alman Ligi’nin dibi ile olan seviye farkını da gösterdi ve gruptan çıkma şansını da büyük ölçüde kaybetti.

Geçen yıl Şampiyonlar Ligi gruplarını namağlup tamamlayan Beşiktaş ise yönetiminin kurbanı olmaya devam ediyor.

Senol Güneş’in oturtmaya çalıştığı oyun felsefesi içerisindeki en temel taşları söküp atan Beşiktaş yönetimi, Güneş’in parlatıp para eder hale getirdiği yıldızlardan ve elde edilen başarılar sonucu kazanılan gelirlere rağmen çevrilemez hale gelen finansal darboğazın tek sorumlusudur.

Beşiktaş yönetim kurulu bugünlerde harıl harıl, başarısızlığı üstüne yıkabileceği bir mayın eşeği aramakla meşgul. Suçu Şenol Güneş’e yıkmak için medya ve sosyal medyadaki paralı askerleriyle yoğun bir mesai harcasa da finansal sonuçların üstünü örtecek bir yorgan diktirmeyi başaramadı.

Nitekim son basketbol maçında taraftarlar, “Söylesene bize (Beşiktaş Başkanı) Fikret Orman, bu paralar nerede?” diye tezahürata başladı bile.

Avrupada ülkemizi temsil görevi üstlenen takımlardan, Göksel Gümüşdağ’ın “bu takım benim” dediği ve ligde lider durumda bulunan ve öyle gözüküyor ki şampiyonluğa göz kırpan Başakşehir gruplara kalıp Avrupada mücadele hakkı bile kazanamadan elendi.

Akhisarspor ise ligde de Avrupada da aynı kötü performansa devam ediyor.

Futbol yorumcuları seviyeyi o kadar aşağı çektiler ki Akhisar’ın Avrupa’da rakibine gol atmasını bile başarı olarak görmeye başladılar.

Tıpkı futbolda yetmişli yıllarda olduğu gibi… Derin bir ahlak krizinin ortasındayız. Ekonomik krize bir de bu açıdan bakılmalı.

Bunu da takip et

Bektaş gitti Özdeş geliyor

Spor Toto Süper Lig’de üst üste 4’üncü yenilgisini Demir Grup Sivasspor’a deplasmanda 2-0 yenilerek alan …