ana sayfa / Son Dakika / “Kaza değil resmen suikast”

“Kaza değil resmen suikast”

Kahramanmaraş’ta düşen ve içerisinde bulunan Muhsin Yazıcıoğlu’nun da hayatını kaybettiği helikopterdeki Argus 5000 ve Skymap III C isimli GPS cihazlarının sökülmesiyle ilgili tutuksuz yargılanan 10 sanık hakkında ‘Kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık’ suçundan açılan dava Göksun Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

“Yazıcoğlu ailesi dışında hiç kimsenin olayın açığa çıkmasını istemiyor”

Davaya, tutuksuz sanıklardan olan ve o dönem pilot yüzbaşı olan Davut Uçum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a suikast girişiminden dolayı tutuklu bulunduğu İzmir 3 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nden SEGBİS sistemiyle katıldı. Suçlamaları kabul etmeyen Davut Uçum, Yazıcoğlu ailesi dışında hiç kimsenin olayın açığa çıkmasını istemediğini o nedenle aile üyelerinden duruşmaları takip etmesini istedi.

Uçum, “Kaza değil resmen suikast olduğunu, cinayet olduğunu düşünüyorum”

Suçlamaları kabul etmeyen Uçum, “Helikopterin geçirdiği kazanın normal bir kaza olmadığını, kaza süsü verilmiş bir suikast olduğunu, cinayet olduğunu düşünüyorum. Böyle düşünmemdeki nedenlerine gelince, böylesine büyük bir olayın, cinayet olayının indirgene indirgene salt cihaz hırsızlığına indirilmesi birinci sebebi. Akıl sınırlarımı zorluyorum, anlayamıyorum. Bu kanıya varmamın diğer nedenleri ise, kaza sonrası olay yerine sivil havacılıktan alanında uzman olmayan 3 kişinin gitmesinden ve özellikle sivil havacılık personeli olmayan Kenan Köksal’ın bu ekipte yer almasından, Nedim’in, helikopterin bulunması işlevine yardımcı olacak ELT cihazının kablosunun kesik olarak tespit etmesinden vardım. Bu olay niye basite indirgeniyor, niye kapatılmak isteniyor?” dedi.

 Bakırhan: “kablolar düz makasla kesilmiş, kaza etkisiyle kopmamış”

Davanın tutuksuz sanıklarından Nedim Bakırhan ise duruşmaya bulunduğu şehirdeki adliyeden SEGBİS sistemi ile katıldı. Bakırhan, diğer sanıklar gibi kırıma uğrayan askerin helikopteri incelemek için olay yerinde olduklarını söyledi. Mola verdikleri sırada merakından dolayı ELT cihazının olup olmadığına bakmak için helikopterin yanına gittiğini belirterek şunları söyledi:

“Antenini yerde karlar üstünde gördüm. Helikopterin yolcu kabininin sol arka tarafında yani kuyruğun başladığı yerde 3 tane kesilmiş kablo demeti gördüm ama gördüğüm kablolar gerçekten ELT cihazına mı ait onu bilmiyorum. Hava aracı kursu eğitimi almış biri taraftan incelenip o bilgilere ulaşılabilir.. Eğer gerçekten cihaz oysa ben kabloların kesildiğini gördüm. Bu kablolar, aynı hizada makasla kesilmiş gibi kesilmişti yani kaza sırasında kazanın etkisiyle kopmamışlar.”

“Sistemin de sigortalarının çekili  olduğunu gördüm”

Nedim Bakırhan, sorgusunun devamında “Artı birkaç şey daha söyleyeceğim” diyerek helikopterde gördüğü, kaza sonrası hazırlanan bilirkişi raporlarında yer verilmediğini söylediği tespitlerini de mahkemeyle paylaşarak şunları anlattı:

“Cihaza ait incelemem de sigorta panelinde aynı bölgeye yakın yerlerde Encoding 6 Meter ve telsiz sigortasının atık olduğunu gördüm. Bunu da gördükten sonra, Devlet Denetleme Kurulu raporlarında da geçiyor, pilot cep telefonuyla kuleyle konuşuyor. Encoding 6 Meter dediğimiz, hava aracının irtifa bilgisini radara gönderen sistemdir. Bu sistemin de sigortalarının çekili  olduğunu gördüm. Ayrıca pilotun kuleyle irtibatını sağlayan telsizin sigortalarının çekili olduğunu gördüm. Biz tutukluyken savcılık Malatya’ya ifadeye çağırdığında savcı bunun resimlerini gösterdi ve resimlerde gördük. Hatta bunun nasıl gözden kaçırılabileceğini belirtip bilirkişiyi arayıp bilgi verildi yanımızda, ‘Bu nasıl gözden kaçar’ şeklinde. Ondan sonra bilirkişiyle görüşüldü ama sonucunu bilmiyorum.”

 

Bunu da takip et

Varank: TÜBİTAK’tan 1289 kişi ihraç edildi!

Bakan Varank son dakika açıklamasında TÜBİTAK’tan 1289 kişinin ihraç edildiğini açıkladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı …