ana sayfa / Diğer / Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?

Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?

Yazar Mehmet Y.Yılmaz’ın T24’te Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz? başlıklı bir makale yazmıştır. yazdığı makalenin baş satırları şu:

Buradan asıl soruya geçeceğim: Bazı insanlardan neden hoşlanırız da bazılarından hoşlanmayız? Neden hiç tanımadığımız bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz? Cialdini, “fiziksel çekiciliğin”, toplumsal ilişkilerde tahmin ettiğimizin çok ötesinde bir etkisi olduğunu savunuyor.

Güzel görünümlü kişilere otomatik olarak yetenek, zekâ, dürüstlük gibi sıfatları bağışladığımızı düşünüyor.  Pennsylvania’da (evet o meş’um eyalet) yapılan bir araştırma yakışıklı sanıkların, fiziksel çekiciliği olmayan sanıklara göre daha az ceza aldıklarını ortaya koymuş. Tazminat davalarında mağdur ettikleri kişilerden daha yakışıklı olan sanıklar ortalama 5 bin 623 dolar cezaya mahkûm edilirlerken, mağdurun daha yakışıklı olduğu durumlarda sanıklar 10 bin dolar ortalama ceza ödemek zorunda kalmışlar.  Öğretmenlerin de çoğu böyle düşünürmüş. Güzel ve iyi giyimli çocukların, ötekilerden daha az yaramazlık yaptığına, daha akıllı olduklarına inanırlarmış. (1968’de Wilson tarafından yapılan bir deneyin sonucu.) Elbette mükemmel fiziki görünüm şu anda tartışamayacağımız birçok nedenle herkes için söz konusu olmayabiliyor.

Böyle durumlarda da insanların daha çok kendilerine benzeyen tiplerden hoşlandıkları tespit edilmiş.  Gençlerin ya hippi ya da “düzgün” giyinme eğiliminde oldukları 1970’lerde üniversitelerde yapılan bir araştırma bunu açıklıkla ortaya koyuyor. Araştırmacılar, deney sırasında her iki kılığa da girerek, öğrencilerden telefon etmek için bozuk para istemişler.  Kendisinden para istenen öğrenci, kendisi gibi giyinene kolayca telefon parası verirken, bunu kendisi gibi giyinmeyenlerden esirgemiş. Doğrusunu isterseniz bu araştırmaların sonuçları biraz canımı sıkıyor.

Bunun nedeni, karşımızdaki kişiye yönelttiğimiz sevgi ya da hoşlanma duygusunu, o kişiye verdiğimiz bir tür “armağan” olarak görüyor olmamız. (Birbirini hiç tanımayan insanların ilişkisinden söz ediyoruz)  Bu bir “armağan” ise karşılık gözetmeden veriliyor olmalıydı. Oysa yukarıda sözünü ettiğim araştırmalar gösteriyor ki, bir karşılık almaktan bile öte, bir “aldatma” ile karşı karşıyayız. Karşımızdaki kişi sırf genetik nedenlerle öyle olduğu, güzel ya da çirkin olarak nitelendiği için, ya da kendimize benzettiğimiz için duygularımız aldanıp, belki de nefret etmemiz gereken bir tipe doğru akıyor.

 

Bunu da takip et

Güney Kore Guaido’yu eçici Devlet Başkanı Olarak Tanıdığını İlan Etti

Güney Kore Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Seul hükümetinin, Venezuela’da kendini “geçici devlet başkanı” ilan eden Juan Guaido’yu tanıdığı …