ana sayfa / Son Dakika / On Parmağında Bin Marifet!..

On Parmağında Bin Marifet!..

Bizden Söylemesi 

Ertekin EKİN

1000 Muhtar, devletin kasasından –hem de bizim ödediğimiz vergilerle- umreye götürülecek. 1 kişilik ‘‘ekonomik paket’’ umre fiyatı 1800 dolar yani 10000 Türk lirası. Toplam maliyet yaklaşık On milyon Türk lirası.

Evet, yanlış duymadınız. Hayırsever iktidarımız ahir iktidarlarında gözü açık gitmemek için büyük bir iyilik yapmayı daha dünmüş olmalı. Gariban muhtarlardan bin tanesini Kutsal topraklara götürmeye karar vermiş. Herkes konuşuyor onlar yapıyor. Bu nedenle alkışı fazlasıyla hak ediyorlar.

Eskiden muhtarlar cüzi miktarlarda maaş alırlardı. Şimdi öyle mi?. Değil tabi ki!. Gayet dolgun ücret alıyorlar. Üstüne ek kırtasiye ve sair işlem gelirleri de ceplerini hiç boş bırakmıyor. Böyle bir gezi Muhtarlara soruldu mu acaba!. Sorulmuş olsa belki –kim bilir- Moskova’ya ya da daha farklı yerlere de gitmek isteyenler çıkacaktır. Sonuçta bu bir mükafatlandırma ise neden olmasın!.. Aklı başında ve vicdanlı bir muhtar da çıkıp ‘‘devletimizin parası kasasında dursun ben kendi paramla umreye giderim’’ demiyor ya da diyemiyor!.. İşte bu da çok acı. Hani dindarlar ya insan birazcık da olsa böyle bir çıkış bekliyor yapacakları işe bakılınca.

Şayet bir iyilik yapılacaksa herkesin kendi cebinden yapması en uygunu ve en doğru olanıdır. Yani Umreyi kim düşünüp akıl etmişse parasını ödeyip götürmek de onun boynunun borcu olmalı. Öyle başkasının cebiyle cömertlik yapılmaz. Bu sahte kabadayılıktan başka bir şey değildir. Bu açıdan bakılırsa sanırım turistik amaçlı bir geziden pek de farklı olmayacak bir ‘‘siyasi proje gezisi’’ olacak. Daha önce olduğu gibi yine kutsal mekânlarda boy gösterisi yapılıp şova devam edilecek. Bütün medya organları her gün canlı yayınlarla Muhtarları ekranlara taşıyacak. Mekke ya da Medine’den bir de miting haberi izlerseniz hiç şaşırmayın. Zira ne yapıyorlarsa –bal gibi de- planlı ve bilinçli bir şekilde yapıyorlar.

Bütün muhtarların beş vakit alnı secdeli olduğunu düşünmek de biraz saflık olur. Zira Mekke’de yaşayıp da Kâbe’den nasipsiz olanları daha önce çok duyduk. Bu yönüyle muhtarların işi de zor. Belki de –kim bilir- ruh dünyalarında ne gelgitler yaşayacaklardır.

Aslında iktidar Muhtarlara bir iyilik yapacaksa o da onların gerçekten ahiretini düşünmek olmalı. Derhal daha ucuz ve baki kalıcı projelere start verilmelidir. Örneğin muhtarları cami imamları ile ‘‘hayırhah’’ yani manevi kardeş ilan edebilirler. Onların gençlerle ilgilenmesi için onları diyanetle birlikte yoğun bir yetiştirme programına alabilirler. Zira gençlik, elden gidiyor.

Genç nesil, hızla Ateizm’ in ve Deizm ’in gölgesi altına kayıyor. İstatistiki verilere bakılırsa durum iç açıcı değil. Dindar bir nesil yetiştirmeyi vaat eden iktidar dinsiz bir nesil yetiştirmeyi –bilinçli ya da bilinçsiz- çok iyi başarmış durumda. ‘‘Konda Araştırma Şirketi’’ Türkiye’de son 10 yıllık toplumsal değişim raporunu yayınladı. Türkiye’de dindar oranının azaldığını ve ateistlik oranının üç katına çıktığını açıkladı!.. Yani hiçbir ateistin başaramayacağını başarmak da bu iktidara nasip oldu!..

Gençlik köpüklü bir sabun gibi manevi dünyalarından kayıp dönülmez uzaklara gidiyor!.. Bir şeyler yapılmalı. Bu da ancak bizzat gençliğe yatırım yaparak olur. İmam-hatip gibi benzeri kurum ya da binalar açarak onlarla ilgilenmiş ve onları kurtarmış olamazsınız. Zira sonuçlar acı bir şekilde ortada ve ‘‘sos’’ veriyor.

1000 Muhtar umreye götürülüyor. Ne heyecan verici değil mi?. İnsanın kalbi güp güp atıyor. Kendisi gidecekmiş gibi seviniyor demeyi çok isterdim. Keşke Diyanet de ‘‘bu umre meşrudur, gidilebilir!..’’ diyebilseydi. Ama heyhat!.. Milletin razı olmadığı bir icraat bu.

Asıl mesele gençliğin ve Anadolu insanının inanç meselesi olmalı. Camiler çoğaldıkça cemaat azalıyor. Acaba neden?.. İmam-Hatipler arttıkça gençler Allahtan uzaklaşıyor. Bu ilginç durumun sebebi nedir?.. Gençler geleceğimizin teminatı. Yoksa geleceğimizi onlara emanet edemeyecek miyiz?.

Diyanet yumuşak döşeklerde lüks bir yaşam içerisinde çözüm üretilemeyeceğinin acaba farkında mı?.. Ben pek de farkında olduklarını düşünmüyorum. Diyanet bir şeyi çok iyi beceriyor. İktidarın ‘‘bir dediğini iki etmemeyi!.’’ Daha önce birçok hadisede olduğu gibi haksızlıklar karşısında susmayı ve suskun kalmayı eksiksiz başarıyor.

Sonuç olarak iktidarın en tepe noktası işi biliyor. Sağ elinde Diyanet sol elinde Muhtarlar!.. Yani On parmağında bin marifet!.. Muhtarları memnun edersem zaten köylüyü de memnun etmiş olurum diyor! Köylü de muhtarın bir dediğini iki etmez zaten. Yani anlayacağınız bin muhtarın umreye götürülmesi düşüncesi on milyon liralık bir seçim yatırımı. Her şeyin olması mümkün ama bunu milletin önünde ve gözünün içine baka baka yapmaları var ya işte o çok acıtıyor insanı.

 

 

 

 

 

Bunu da takip et

Yakınlarının Hayatını Kaybettiklerini Öğrenince, Hastanenin Camlarını Kırdı

Sivas’ta ameliyat sırasında hayatını kaybeden hastanın yakınları, hastane binasının camını kırdı. Taşkınlığı polis ekipleri önledi. …