ana sayfa / Son Dakika / Türkiye apaçık bir mafya devleti!

Türkiye apaçık bir mafya devleti!

 Sinan Mert       

Geçtiğimiz hafta sosyal medyada yayınlanan bir görüntü, Türkiye’nin nasıl ve kimler tarafından yönetildiğini, nasıl bir korku imparatorluğu oluşturulduğunu çok açık bir şekilde ortaya koydu.

Görüntüde mafya lideri Sedat Peker’in, Erdoğan’ın milis gücü olarak adlandırılan cemaatlerden İsmail Ağa’ya yaptığı ziyaret sonrası yapılan toplantı yer alıyor.

Düşünsenize bir mafya lideri, yanında bir cemaat lideri, diğer yandan Türkiye’nin önde gelen takımlarından birinin tribün lideri ortak basın toplantısı yapıyor.

Ziyarete ev sahipliği yapan İsmail Ağa Cemaati’ne bağlı Dirayetli Toplum Geliştirme Derneği’nin onursal başkanı Nezir Yıldız, ziyaretine gelenleri basına tanıttıktan sonra neden biraraya geldiklerini de şu ifadelerle dile getiriyor:

Görüşmede ülkemizin gündemini ele aldık. Büyük Türkiye İmparatorluğu yolunda bizlere neler düşüyor, bizler bu işte ne yapabiliriz, nasıl Allah’ın neferi olabiliriz, bunları istişare ettik.

Basın toplantısı yapılarak böyle bir istişare (!) Türk kamuoyuna duyuruluyorsa, perde arkasında kimbilir neler dönüyordur.

Tıpkı Saddam Hüseyin’in 200 bin kişilik Cumhuriyet Muhafızları gibi bir ordu mu tanzim ediliyor, yoksa Sadat’ın başını çekeceği bir milis güç mü oluşturuluyor Allah bilir.

Erdoğan’ın sağ kolu gibi sağda solda dolaşan, gittiği her yerde binlerce kişi tarafından karşılanan, hatta Suriye’de savaşan Erdoğan yanlısı milislere lüks jipler hediye edebilen bir mafya lideri gücünü kimden alıyor acaba?

Türkiye’nin her tarafındanki kupon arazileri bile yakından takip eden bir Erdoğan, Peker’in atacağı adımlardan habersiz mi olacak?

Mafya ile iş bağlayan Erdoğan, İŞİD olmaya namzet İsmailağa, Menzil, Cübbeli gibi tarikat ve cemaatlari kontrol etmeyecek mi? Erdoğan onları beslediği sürece onlar da ölümüne onun yolunda gitmeye hazırlar.

Zaten kafalarında da büyük bir Türkiye imparatorluğu var. İmparatorluğa nereleri katacakları ise büyük bir muamma. Diyelim tamam, Kürtler zayıf ve Suriye ile Irak’ın bir kısmını işgal ettiniz (tabi büyük güçlerden icazet almak şartıyla, yoksa o güçler izin vermezse tankları dahi hareket etmekten aciz olduklarını kendileri de biliyor.), peki daha sonra nereleri bu imparatorluğa dahil edeceksiniz? Rusya?, Ermenistan?, Yunanistan?, Bulgaristan?, İran? Herhalde bu ülkeleri atlayarak gidip Afrika ya da Antarktika’da peykler oluşturmayacaksınız…

Türkiye’yi yolsuzluk, ahlaksızlık, fakirlik, rüşvet, adam kayırmada dünyanın lideri durumuna getiren bir iktidarla bu tip insanlar iş tutuyorsa, yapsa yapsa Türkiye’yi mafya imparatorluğu yaparlar.

Zaten ülkenin nasıl mafyalaştığı bizzat rejimin sahibi Erdoğan tarafından zaman zaman itiraf ediliyor.

Bakar mısınız gün olmuyor ki, suç teşkil etmeyen bir açıklama yapmasın. Ülkenin kaynaklarını nasıl har vurup harman savurduğunun en son örneği Başakşehir oldu.

Seyircisi olmayan, hatta ciddi bir geçmişi olmayan Başakşehir, büyük takımlar ligde tutunmaya çalışırken, şampiyonluğa koşuyor.

Erdoğan çıktığı televizyon programında ise yolsuzluğu itiraf edercesine, ‘Başakşehir ile övünüyorum çünkü kurduğum takım.’ diyor. Pek çok takım transfer edecek para bulamazken, Başakşehir belediyeler, Erdoğan yanlısı işadamları, resmi kurumların desteğiyle adeta para harcayacak yer arıyor.

Tüm dünyada bilinen bir gerçek vardır; Diktatörler futbolun kitlesel gücünü bilirler ve bunu hep kullanmak ve kontrol etmek isterler.

Ortadoğu ya da dünyanın diğer bölgelerindeki tüm diktatörlerin muhakkak desteklediği ya da kurduğu bir takım vardır.

İlk etapta akla gelen diktatörler ve kulüpleri görünce Erdoğan’ın da neden bu yolu takip ettiğini rahatlıkla anlayabiliriz. Hitler – Schalke 04 (Almanya), Mussolini – Bologna (İtalya), General Franco – Real Madrid (İspanya), Nikolay Çavuşesku – Steau Bükreş (Romanya), Jozef Stalin – Dinamo Moskova (SSCB), Salazar – Benfica (Portekiz), Josip Broz Tito -Partizan (Yugoslavya), Todor Jivkov – CSKA Sofya (Bulgaristan)

Bu liste Ortadoğu, Latin Amerika, Asya ve Afrika’daki isim ve kulüplerle daha da uzatılabilir. İşin ilginç yanı diktatörler kulüpleri destekledikleri an, bu kulüpler muhakkak şampiyon olmuşlar. Hatta bazı takımlar, diktatörler öldüklerinde bir daha şampiyonluk yüzü bile görememişler veya nadiren buna muvaffak olabilmişler.

Sonuç olarak klasik bir diktatör olan Erdoğan, seleflerinin kullandığı tüm yöntemleri kullanmaktan çekinmediği gibi, bunu ayan beyan da deklare edebilmektedir.

Bunu da takip et

CHP’li Bekaroğlu hakkında Soylu’ya hakaret gerekçesiyle fezleke

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu hakkında, Süleyman Soylu’ya hakaret ettiği gerekçesiyle fezleke hazırlandı. Ankara Cumhuriyet …